Gelenek olmuş artık bende yeni yıl yazısı yazıp hedef belirlemek. Bütün sene hiçbir şey yazmasam bile senenin sonu gelince adeta intikam alır gibi geçen seneyi gömmek, yeni seneyi övmek vazgeçilmezim haline gelmiş.
Dünya Güneş etrafındaki turunu tamamlıyor diye bu kadar anlam yüklemek ne kadar doğru bilmem ama biten seneye söverken, ‘bok gibi bir sene geçirdiysem sebebi Merkür’ün geri gitmesidir’ diye sorumluluğu evrene atarken gelen tarifsiz rahatlama insanı yeni seneye daha dinç hazırlıyor.
2018’in sonunda 2018’i gömüp 2019’a methiyeler düzerken aslında 2019 ‘dan çok da umutlu değildim. Zira saat 12’ye yatakta burnumu fırk fırk çekerek girmiş, dışarıda patlatılan havai fişeklere de balkon kapısından kafamı çıkartıp ‘hıı iyimiş’ diyerek yatağa geri dönmüştüm. Yani senenin fiyasko geçeceği zaten daha ilk dakikasından belliydi.
Lakin 2020 için aynı düşüncede değilim. Her ne kadar iki bin yirmi derken ‘ohaaaaa ulan daha dün ağzımızda düdüklerle 1996’ya giriyorduk’ diye efkarlansam da 2020’nin tuhaf bir şekilde iyi geçeceğini düşünüyorum. Gerçi en son böyle düşündüğümde saçma sapan şeyler yaşamıştım ama olsun umudumuz var evelallah.
Gelelim, geçmiş zamanda yaşadıklarıma bakarak bu yeni senede neleri yapıp neleri yapmayacağıma. Haydi buyrun en sevdiğim şeye, hayatımı maddeleştirmeye geçelim. Eğer size uyan maddeler olursa çekinmeden alıp uygulayın hatta bana da haber verin beraber uygulayalım.
- Üzdükleri halde affettiklerimiz var bildin değil mi? Hah işte bu yeni senede onlara kapı gözüktü. 2020’nin hatırına son bir şans veriyorum. Bu şansı iyi değerlendiren ihya olacak. Ama ‘yok ben illa üzmeye alışığım’ diyeni kapıya kadar geçireceğim ya da direkt kapıyı geçireceğim.
- Allah’ın insanlığa sabır sınaması olarak gönderdiği şekerli gıdaları terk edeceğim. Hayır madem bunu yarattın bari sağlığa yararlı olarak yaratsaydın ya. Beni neden brokoliyi sarımsaklı yoğurtla süsleyip yemek durumunda bırakıyorsun?
- Çok şey değil sadece tek bir şey ama yeni bir şey öğreneceğim. Artık bu yeni bir dil mi olur yeni bir müzik aleti mi olur yeni bir sanat dalı mı olur bilemem ama bu senenin konusu yeni olacak. 1996 güzeldi ama eskiye daha ne kadar takılı kalabilirim?
- Bu zamana kadar gerek arkadaşların, gerek eş dost akrabanın gazıyla en ufak bir müdahalede bulunmamış olmama rağmen artık bu yeni senede bir tüp hatta belki iki tüp botoks müdahalesinde bulunacağım. Gazla çalışsam da fizik kurallarını da es geçmemek gerek neticede.
- İçimdeki tatlı canavarına ek olarak bu sene dize getireceğim başka bir şey de sabırsızlığım olacak. Müşteri kapmaya uğraşan minibüs şoförleri gibi Sarıyer’den Beşiktaş’a 15 dakikada gitmeye çalışmayacağım mesela. -Her anlamda- daha az gaza basıp daha kontrollü olacağım. Zira bu sene benim dinginleşme ve sadeleşme yılım.
- Bu sene burnumu biraz kalkık görürseniz botokstan ya da herhangi bir estetik müdahaleden değildir o. Mütevazılığı biraz kenara koyacağım. ‘Aman efendim benim yazılarımda ne var herkes yazar. Yok canım o kadar da zeki ve esprili değilim. Ne var canım çamura şekil verip renklendirmekte?’ gibi nezaket dolgulu cümleler bitti. Sen de yazarsın canım kardeşim ama ben bu konuda iyiyim. Senin de iyi olduğun başka konular vardır illa ki.
- Son olarak şu yazdığım 6 maddeden en az ikisini uygularsam kendimi başarılı sayacağım. Zira kendi ipimle kuyuya inemiyorum vesselam.
Herkese mutlu gün sayısı fazla olan bir yıl dilerim.

Yorumlar
Yorum Gönder