Ana içeriğe atla
Sana Bişey Söylicem Ama Kızma
Kadın üzgündü hatta kırgınlık hissediyordu. Kırılan kalbi miydi, ruhu muydu, beyni miydi anlayamıyordu ama içinde kırılan bir şeyler olduğunu hissediyordur. Rüyada lord
tarafından denize atıldığından beri gerçek hayatta lordundan beklediği
tepkileri göremiyordu. Lorda göre kadın inanılmaz alıngandı. Her lafın altında
bir şey arıyordu, deşiyordu, sürekli bir şeyleri onaylatıyordu. Lord haklıydı,
kadın bu dediklerini yapıyor, yaptığının daha fazlasını da aklından
geçiriyordu. Tüm bunlara rağmen lordun bilmediği ya da düşünemediği çok önemli bir şey vardı.
Kadın garip, gereksiz ve hoşuna gitmeyen bir korkuya kapılmıştı. Çok değil 6
gün önce 7 dakikada bir sana
bayılıyorum diyen heyecanlı ve meraklı adam gitmiş, yerine
gözdesinden sıkılmış, yeni gözde arayışında olan yüksek egolu bir padişah
gelmişti. Kadın kendisini izlemeye gelecek diye heyecanlanan adam gitmiş, yerine izlese de olur izlemese de olur diye düşünebilecek biri gelmişti. Kadınla buluşmadan önce hevesinden içi taşan adam gitmiş, yerine hayalkırıklığını belli etmemeye çalışan uzak bir insan gelmişti. Heyecan yoktu, merak yoktu, heves yoktu, vs. vs. ile biten kelimeler
vardı artık. Tüm bu düşüncelere rağmen belki diyordu
kadın, belki hala
eskisi gibidir. Kadının korkusu kaybetmek değil, alışkanlığa dönüşmekti.
Kadının tüm bu olumsuz ve karşı koyamadığı hislerine karşı biricik lordu sözünü tutmuştu. Kadını gördüğünde sarılmıştı.
Hayranının isteğini kırmayan nazik bir sanatçıya yakışır şekilde sarılmıştı.
Ahlaksız kadın daha fazlasını istediği halde, sözünü tam verdiği şekilde
tutmuştu. Ne bir eksik ne de bir fazla. Burnunun
yanındaki benden öpeceğim demişti lord. Sözünü tuttu, tam da söylediği
şekilde o meşhur benin üstünden şefkatlice öpmüştü. Kadın bir yandan ömrünün 3
saatini sözünde duran bir adamla geçirmenin mutluluğunu yaşarken diğer yandan
da adamın ördüğü ince duvar üstüne yıkılmasın diye kontrollü durmaya
çalışmıştı. Senelerdir uzaktan izlediği lordundan daha fazlasını bekleme
gafletinde bulunduğu için alıngan ve her şeyin altında bir şey arayan insan
yaftası yiyen kadın, kaldığı otelin balkonunda dalga ve cırcır böceği
seslerinin arasında otururken rüyanın devamını getirdi: Suya düşen kadın,
lorduna ihtiyaç duymadan, çabalayarak kafasını suyun içinden çıkardı. Adamın
gözlerinin içine bakıp gülümsedi ve seni
bazen çok seviyorum bazen de hiç sevmiyorum. Bu aradaki dengeyi o kadar güzel
sağlıyorsun ki sana hayran olmamak elde değil diyip tekrar daldı
suyun içine...
Yorumlar
Yorum Gönder