Tatilin Facebook Hali


Facebook, hayatımıza girdiğinden beri yediğimiz yemekten tuvalet dahil olmak üzere ayak bastığımız her yerde yer bildirimi yaparak geniş bir yelpazede hayatımızı ifşa eder hale geldik. Kendimden ve kendi Facebook ahalimin paylaştıklarından yola çıkarak yer bildirim sürecinde neler oluyor toparlamaya ve bilmeyenlerle (hala bilmeyen var mıdır bilmem) karar verdim. Günlük paylaşımlarda herhangi bir sıkıntı yok; Sabahları günaydın mesajı eşliğinde “Arif'in Yeri'nde kahvaltı keyfi” gibi bir yer bildirimi, peşinden gündemle ilgili bir kaç paylaşım, akşam yenilecek yemeğin ön gösterimi ve son olarak yatmaya doğru bitki çayı (tercihe göre kahve ya da alkol), kitap ve gözlük üçlemesinden oluşan “kültür arttırımı” fotoğrafıyla günün özeti yapılmış oluyor.
Günlük aktivitelerin raporunu vermek problem değil. Gel gör ki bir yurt dışına tatile gidilecekse seyahatten 3 gün öncesini ve 3 gün sonrasını kapsayan hummalı bir çalışma gerekmektedir. Öncelikle gidilecek yer en geç 3 gün önceden Facebook ahalisine duyurulur: “Bekle beni Paris!” Hemen akabinde “İyi tatiller cnm, bizim için de eğlen, çok dağıtma” vs. yorumlara cevap verilir. Burada dikkat edilmesi gereken husus verilen cevapların kısa olmasıdır. Yani Paris'e tatile gitmenin çok da önemli olmadığı algısı yaratılmalıdır.
Seyahatten 1 gün önce bavul hazırlamanın külfetiyle ilgili durum güncellemesi yapmak gereklidir. Seyahat gününe gelindiğinde ise öncelikle havalimanı yolunda İstanbul'a laf sokulur; “Trafiğinden bir süre için kurtuluyorum İstanbul!” Havalimanına girince güvenlikten geçmeden önce şöyle bir yer bildirimi yapılır: “I am at Atatürk Havalimanı Dış Hatlar Terminali” Güvenlik, pasaport işleri halledildikten sonra isteğe göre uçağa binerken son bir fotoğraf çekilip, paylaşılır ve telefon kapatılır. (Uçaklarda telefonları kapatmalıyız)  Paris'e indikten sonra ilk iş olarak gerçekten Paris'te olduğunu kanıtlayacak yer bildirimi yapılır; “I am at Charles De Gaulle Airport” Buna ek olarak “Burada hava süperrr” gibi bilgilendirici notlar da eklenebilir.
Otele yerleştikten itibaren tatil bitene kadar olabildiğince az sayıda fotoğraf paylaşımı yapılmalıdır. Bunun amacı ahaliye “Geziyorum dolayısıyla sosyal medyaya ayıracak vaktim yok” mesajını vermektir. Ama birkaç fotoğraf yemek yerken ya da Eiffel'in tepesindeyken paylaşılabilir.
Dönüş günü gelip çattığında havalimanında beklerken “yorgunluktan öldüm” pozu verip paylaşmak farzdır. Yurda dönüldüğünde ise havalimanında son bir kez yer bildirimi yapılır. Ek olarak gidişte İstanbul'a sokulan laf yerine bu sefer özlem mesajıyla durum güncellemesi yapılır: “Özlemişim seni İstanbul” Akabinde gelen “hoşgeldin” yorumlarına cevap verilir.
Dönüşten sonraki gün işe geri dönmenin dayanılmaz işkencesini belirten bir şeyler mutlaka karalanmalıdır; “Tatilden sonra iş çekilmiyor yaaaaaa :(“ 2 gün boyunca tatil hakkında hiç bir detay verilmez 3. gün en az 150 fotoğraftan oluşan “Paris'in Fethi” adlı albüm ahali ile buluşturulur, ahali de bu sayede Paris'e gitmiş kadar olur. 

01.11.2013 23:34

Yorumlar